“Tarih ve Kültür Konferansları”mız çerçevesinde Dr. Nuriye Ortaylı ile düzenlediğimiz “Annem Şefika” adlı konferans 4 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirildi.

Sürgünler, savaşlar ve mültecilik süreçleriyle şekillenen bir yaşamın ardından, bir asrı aşan ömründe hem çevresine ilham veren hem de binlerce öğrenci yetiştiren Şefika Ortaylı’nın hayatını kızı Dr. Nuriye Ortaylı tarafından kaleme alındığı “Annem Şefika” adlı kitabın tanıtımına yönelik düzenlenen konferans, Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin’in takdimi ile başladı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Vakıf Başkanımız Tuncer Kalkay, aile tarihinin önemine değinerek “Annem Şefika” kitabın aslında aile tarihinin nerelere getirilebileceğine dair çok güzel bir örnek olduğunu ve bu haliyle kitabın Kırım Tatar tarihinde önemli bir yer edineceğini belirtti. “Geçtiğimiz yıl 70 yıl dönümünü kutlayan Kırım Derneğini anlatan kitabımızı hazırlamıştık. Kırım Derneği kurulurken Şefika Ortaylı ile birlikte kardeşlerinin ve eşinin de çok büyük katkıları olmuştu. Eğer Kırım Derneği’nin 70 yıllık tarihçesinden önce bu kitabı görmüş olsaydık mutlaka faydalanacağımız çok şey olurdu.” ifadelerini kullanan Kalkay, Şefika Ortaylı’nın Türkiye’de olmayan diğer kardeşlerinin ve diğer pek çok konunun kitap vesilesiyle öğrenildiğini belirtti.

Kalkay, “Her ne kadar Şefika teyze için yazılmış bir kitap olsa da ben bu kitabı Kırım Tatar tarihi için de önemli bir kitap olarak görüyorum.” diyen Dr. Nuriye Ortaylı başta olmak üzere Şefika Ortaylı’nın ailesine şükranlarını iletti.

Dr. Nuriye Ortaylı konferansına kitabı yazma nedenlerini açıklayarak başladı.
Ortaylı, dünyada artan felaketlerin, “Bu kitap yayımlanabilir, yayımlanmalı ve herkes bunu okumalı” düşüncesinin oluşmasında başlıca bir kıvılcım olduğunu belirterek, kitabındaki tarihî olayları başka hikâyelerin içine yerleştirmeye mümkün olduğunca gayret ettiğini ifade etti.

Kitabı ailesi için yazsa da daha çok söz konusu tarih anlatılarına meraklı olanlar ve bu konuda uzman olanlar için de kitabını kaleme aldığını kaydeden Ortaylı, kitabının her zaman kolay okunabilir olmasını hedeflediğini kaydetti. Bununla birlikte Ortaylı, kitabını yazma nedeninin Suriye İç Savaşı ve hem Türkiye’ye hem de Avrupa’ya sığınan Suriyelilere ilişkin edindiği gözlemler olduğunu ifade etti.

Öte yandan Suriyelilerin yaşamlarında annesinin hayatına dair benzerlikler gördüğünü dile getiren Ortaylı, “O zamana kadar hep annemin yaşadıkları, bir diyarın çok dışında, çok az insanın bildiği bir tarih. Dolayısıyla çok da ilgi çekmez, sadece bu konunun uzmanları ilgilenir, diye düşündüğüm bir şeyin, herkesin işine yarayabilecek bir hayat öyküsü olduğunu düşünmeye başladım.” dedi.

Annesinin yıllar boyunca günlük sohbetler sırasında kendisine aktardığı anıları bir araya getiren Ortaylı, kişisel bir hafıza kaydı tutarak büyük tarih anlatılarının dışında kalan ve çoğu zaman görünmeyen insan hikâyelerini görünür kıldığını belirttiği kitabı hususunda “Biz annemle çok vakit geçirmişiz, kitabı yazarken fark ettim. Çocukken bakacak başka kimseye bırakamadığı için, beni her yere yanında sürüklediği için çok anımız var.” şeklinde konuştu. Ortaylı, annesiyle çok seyahat ettiğini de kaydederek “Dolayısıyla annemle çok yakın bir ilişkimiz vardı ve uzun zamana yayılıyordu bu. Annemde demans hastası olup hafızası iyice gidene kadar birlikte çok vakit geçirdik ve ondan çok şey dinledim.” dedi.

Bununla birlikte “Annem çok ilginç bir hayat yaşamış.” ifadelerini kullanan Ortaylı, “ilginç” hayatların her zaman kolay olmadığına dikkat çekerek “Rahat, huzurlu ve mutlu bir hayatınız varsa bu çok ilginç olmuyor, sıradan bir hayat oluyor. Zorluklar ve sıkıntılar çektiyseniz ilginç bir hayat oluyor, annem ilginç bir hayat yaşamıştı. Bu hayattan çıkardığı bir sürü ders oldu. Ben onunla olan büyüme serüvenim sırasında çok şey öğrendim. Önce çocukken annem olarak, şimdi giderek daha çok dostu olarak yaşadıklarından ve kendi özelliklerinden çok şey öğrendim.” değerlendirmesini yaptı.

Öte yandan Ortaylı, kendisini kitabını yazmaya teşvik eden bir başka ilham kaynağının annesinden öğrendiklerini bir sonraki kuşağa aktarma ihtiyacı olduğunu dile getirerek “Annem çok güzel bir anlatıcıydı. Birçok şeyi heyecanla anlatırdı, duygularını katardı, oynar gibi anlatırdı, iyi tarif ederdi.” dedi.

Ayrıca Ortaylı, şu ifadelere yer verdi:
“Herkesin, hele Türkiye gibi bir muhacirler ülkesinde her ailenin bir öyküsü var. Bence hepimiz bunları kayda geçirmeye çalışmalıyız. Basılır basılmaz, okunur okunmaz, ayrı mesele ama en azından kendi çocuklarımıza, torunlarımıza veya bunu konuyu araştıracak olan uzmanlara bir kaynak olması için bu öykülerin bir şekilde kaydının tutulması lazım.”

Program kapsamında 13 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybeden bilim insanı, büyük tarihçi ve Şefika Ortaylı’nın ilk evladı olan Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kırım Derneğinin 1955 yılındaki kurucuları arasında yer alan kardeşi İsa Karaşay ve Kırım Derneğinin ilk yöneticilerinden olan eşi Kemal Ortaylı da saygıyla anıldı.

Katılımcıların sorularının da cevaplandığı konferansın sonunda Vakıf Başkanı Kalkay, Ortaylı’ya plaket takdim ederken Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin ise “Kuruluşunun 70. Yıl Dönümünde Kırım Derneği” adlı kitabı armağan etti.

Konferansın ardından Ortaylı, “Annem Şefika” adlı kitabını okuyucuları için imzaladı.

Kaynak Metin: QHA